Atom reaktörünün ya da biyolojik, kimyasal bir silahın çalışması için televizyon kumandası, bilgisayarın enter tuşu, her yere bağlanan cep telefonları, sürüsüne bereket radyolar ve gazeteler yeterlidir artık. Ego ibresi ışık hızına vuran, ömürleri yaşamak istediklerinin hızlarına yetmeyen bir tuhaf insan türedi bu kitle imha(iletişim) silahlarından. Gerçeği ‘google’da arayan, sosyal paylaşım sitelerinde türlü teşhircilik işlerine girişen ‘modern’ insan türü yeni bir ahlak, sanat ve siyaset üretiyor.
İnsanlar arasındaki hukuku belirleyen bu iletişim silahları, en katı yasalardan daha caydırıcı, verilen teşvik primlerinden daha özendiricidir. Ortaya çıkardığı insan ise, kendini tanıma yönünden özürlü, çevresini taklit eden bir hal içindedir. Bir sıkımlık barut gibi her yaz yenisi çıkan şarkılarla kendilerini eğlendirdiği düşünen bu ‘uydurulmuş’ insan, geçen yaz dinlediği şarkıyı hatırlamadığı gibi kendini de hatırlamamaktadır.
Sürat koşucusu gibi sonraki adımı, önceki adımından hep daha hızlı olan bu uydurulmuş insanın önüne, iletişim silahları tarafından gerçekçi ya da romantik bir yazar, düşünür koyulmuyor. ‘Kadını keskin bıçak/ Taze kan gibi sıcak’ dizeleri Necip Fazıl Kısakürek’in Canım İstanbul şiirinde geçmektedir. Bundan birkaç yıl önce müzik dünyamızın ustalarından gösterilen birinin şarkısında ‘Kendimden kaçak/ Yârim keskin bıçak’ dizeleri bulunmaktadır. Necip Fazıl Kısakürek’in şiirindeki dizeleri ne kadar anımsattığını, farkın ‘kadını’ ve ‘yârim’ olduğunu görmüşsünüzdür. İşte kitle imha(iletişim) silahlarından türeyen, okumayan bu insanlar için sanat ‘kopyala/yapıştır’ mantığındadır. Bu örnek karşıma keşke ‘tek kötü örnek’ olarak çıksaydı. Film senaryosu olarak yazılmış fakat dizi yapılan geçen sezonlarda televizyonda oynayan ‘Kalpsiz Adam’ ise iki bin yapımı ‘Return To Me( Kalbim Seninle)’den kopyala/yapıştıra bir diğer örnektir. Yaratıcı olmadıkları halde değerlerinin üstünde ilgi alanların düşünür, yazar olarak gösteren bu imha(iletişim) silahlarının ne kadar tehlikeli bir insan türettiğini gözler önüne sermek istedim.
Zamanın temizleyici, düzeltici tarafının olduğunu düşünmek bu durumlarda en büyük yanılgı ve tembelliktir. Eğer değişmesi, düzelmesi için bir şey yapılmazsa zamanın herhangi bir yapıcı etkisini göremeyeceğiz. Bu yüzyıl, kitle imha(iletişim) silahlarının şekillendirdiği değerler dizisinin(paradigmanın) kıskacındadır çünkü. Yaşamda yeni, orijinal nefeslere ihtiyacı var ve bu ihtiyaç kitle imha(iletişim) silahlarından, insanın biricik kurtuluşudur.
Muhammed Murat Köprülü
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Görüş, istek ve önerilerinizi bekliyorum.